Karabük Ceza Avukatı
Ses Kaydı Delil Olarak Kullanılabilir mi?

Ses kaydı, günümüzde birçok alanda kullanılan ve önemli delil niteliği taşıyabilen bir araçtır. Ancak, her kayıt hukuka uygun delil değildir. Özellikle, izinsiz ve hukuka aykırı şekilde elde edilen ses kayıtları, delil olarak kullanılamaz. Hatta, bu tür kaydetme eylemlerinin suç teşkil etmesi mümkündür. Bu sebeple, bu yazımızda ses kaydı delil olarak nasıl kullanılabilir hususunu ele alacağız.

Ses Kaydı Nedir?

Kişilerin arasındaki konuşmaların kaydını, yüz yüze veya haberleşme aracıyla yapmak mümkündür. Ayrıca, bu kayıt işlemini bir cihaz yardımıyla yapmak da mümkündür. Ancak, kaydın alınabilmesi için karşı taraf izin vermelidir Bu sebeple, kayda alınan kişiden herhangi bir şekilde izin alınması mümkündür. Özellikle, yazılı bir şekilde izin alınması ispatta kolaylık sağlar. Diğer taraftan, izinsiz kaydın suç teşkil etmesi mümkündür.

 

Ses Kaydının Hukuki Niteliği Nedir?

Yüklenen suçun hukuka uygun bir şekilde elde edilen her türlü delille ispat edilmesi mümkündür. (CMK m. 217/2) Ancak, şu nitelikteki deliller reddolunur: (CMK m. 206/2)

  1. Delil hukuka aykırı elde edilmişse
  2. Delilin ispata konu olayda kararı etkilemeyecekse
  3. İstem, sadece davayı uzatmak maksadıyla yapılmışsa

 

Buna göre; kişiler hukuka aykırı delili, suçun ispatında kullanamaz. Dolayısıyla; kural olarak, kişiler izinsiz şekilde alınan ses kaydı hukuka aykırı olduğu için, delil olarak kullanılamaz.

 

Ses Kaydının Hukuka Uygun Delil Olduğu Haller Nelerdir?

Kural olarak, kişilerin izni olmadan alınan ses kayıtları hukuka aykırı delildir. Ancak; kişiler bazı durumlarda, kişinin izinsiz bir şekilde alınan ses kayıtlarını delil olarak kullanması mümkündür. Bunun için, ses kaydı hukuka uygunluk koşullarını sağlamalıdır. Böylece, alınan kayıt hukuka uygun olur.

 

İletişimin Tespiti, Dinlenmesi ve Kayda Alınması Halinde Ses Kaydı Hukuka Uygun Mudur?

İki kişi arasındaki görüşmeler özeldir. Bu yüzden, izinsiz dinlenemez veya kaydedilemez. Fakat; iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması, ancak; bir soruşturma ve kovuşturma sırasında mümkündür. (CMK m. 135/1) Ancak, yetkili makamlar belirli yasal koşullar ve uygun teknik araçlarla görüşmeleri dinleyebilir ve kaydedebilir. (CMK m. 135/1) Fakat, bu yöntemle elde edilen kanıtların hukuka uygun kabul edilebilmesi için, kanunda öngörülen usullere uyulmalıdır. (CMK m. 135-138) Zira, kanunda belirtilen usuller, delillerin güvenilirliğini ve hukuka uygunluğunu sağlamak için gereklidir.

 

Hangi Hallerde Karşı Taraf ile Yapılan Konuşmaların Kaydedilmesi Hukuka Uygundur?

Şu hallerde karşı tarafla yapılan konuşmaları kaydetmesi hukuka uygundur.

  • Kişinin can ve mal güvenliğini koruma hali
  • Olağanüstü hallerde

 

Tekrar elde edilememe ihtimali olan delilleri korumak için, bu yöntemi kullanılabilir. Zira; tersi bir durumda, kanıtların kaybolması ve bir daha elde edilememesi söz konusudur. (CGK, 2017/11 E., 2018/639 K.)

 

Hangi Hallerde Katılanın Ses Kaydı Hukuka Uygundur?

Katılanın ses kaydı, hukuka aykırı delil olarak kabul edilme riski taşır. Bu sebeple, katılanın kayıtlarının hukuka uygun kabul edilebilmesi için şu şartları sağlaması gerekir:

  • Haklı bir sebebinin olmalıdır.
  • Yetkili makamlara sunma amacı taşımalıdır.

 

Bu haklı sebepler şunlardır: (CGK, 2012/5-1270 E., 2013/248 K.)

 

Yargıtay’a Göre Hangi Ses Kaydı Hukuka Aykırı Delil Değildir?

Yargıtay’ın kararlarından yola çıkarak; ses kaydının hukuka uygun olması için, gereken koşullar şunlardır:

  1. Kişinin kendisine veya yakınlarına yönelik bir suç/haksız saldırı olmalıdır veya kişi delillerin kaybolmasını engellemeyi amaçlamalıdır.
  2. Kişini bu suçla ilgili, başka türlü delil elde etme olanağının olmamalıdır.
  3. Yetkili makamlara başvurma olanağının bulunmadığı ani gelişen durumlar olmalıdır.
  4. Planlı olmamalıdır.
  5. Kayda alan kişi, ses kayıtlarını yetkili mercilere vermelidir.
  6. Kayda alan kişi, kaydı üçüncü kişilerle paylaşmamalıdır.

 

Bu bu koşullar sağlandığında; kişi izinsiz alınan kaydı delil olarak yargılamada kullanalabilir.

 

İzinsiz Olarak Alınan Ses Kaydı Durumunda Oluşabilecek Suçlar Nelerdir?

İzinsiz olarak alınan ses kaydı; hukuka uygunluk şartlarını sağlamaz ise, 3 suç oluşabilir. Bu suçlar şunlardır:

  1. Haberleşmenin gizliliğini ihlal (TCK m. 132)
  2. Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması (TCK m. 134)
  3. Özel hayatın gizliliğini ihlal (TCK m. 135)

 

Ses Kaydı ile Haberleşmenin Gizliliğini İhlal Suçu İşlenebilir mi?

Kişiler iletişim aracı kullanarak yaptığı görüşmelerin kayda alarak, haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu işler. (TCK m. 132/1) Ayrıca; ses kaydını rızasız alan kişi taraflardan biri ise, ses kaydını üçüncü kişiler ile paylaşmasıyla da aynı suç söz konusudur. (TCK m. 132/3) Haberleşmenin gizliliğini ihlal  suçunun ses kaydıyla işlenmesinde, ceza artırımına gidilir. (TCK m. 132/1)

Yargıtay’a göre, rızasız kaydedilen telefon görüşmesinde ses kayıtları şu şartlar varsa haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu yoktur:

  1. Delillerin kaybolma riski olmalı.
  2. Ses kaydı suçun ispatına yönelik olmalı.
  3. Kişi, hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle davranmamalı.
  4. Kişi kayıtları çoğaltmamalı veya üçüncü kişilerle paylaşmamalı.  

 

Ses Kaydı ile Kişiler Arasındaki Konuşmaların Dinlenmesi ve Kayıt Altına Alınması Suçu İşlenebilir mi?

Kişilerin aleni olmayan yüz yüze görüşmelerinin kayda alınması da suçtur. Böylece, kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve ses kaydına alınması suçu oluşur. (TCK m. 133/1) Ayrıca; ses kaydını rızasız alan kişi taraflardan biri ise de, ses kaydını üçüncü kişilerle paylaşması ile aynı suç söz konusudur. (TCK m. 133/3)

Yargıtay’a göre kişilerin aleni olmayan yüz yüze görüşmelerinin ses kayıtlarında şu şartlar varsa kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve ses kaydına alınması suçu yoktur:

  1. Delillerin kaybolma riski olmalı.
  2. Kişi kayıtlar yalnızca delil korumak için almalı.
  3. Kişi ses kaydını hukuki bir süreçte kullanmak için almalı . (Örneğin sadece boşanma davasında kullanmak gibi)
  4. Kişi, hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle davranmamalı.
  5. Kişi kayıtlar üçüncü kişilerle paylaşmamalı.

 

Ses Kaydı ile Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu İşlenebilir mi?

Kişilerin yakın çevresiyle paylaşmadığı özel hayatına dair ses kaydı almak yasa dışıdır. Bu tür kayıtlar, özel hayatın gizliliğini ihlal ederek suç teşkil eder. Özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarının ses kaydıyla işlenmesinde, ceza artırımına gidilir.

Yargıtay’a göre kişilerin aldığı ses kayıtlarında şu şartlar varsa özel hayatın gizliliğini ihlal suçu yoktur:

  1. Kişi ses kaydını haksız bir saldırı altında  almalı. (Örneğin, tehdit içeren sözleri sebebiyle tehdit suçunu halinde)
  2. Kişi ses kaydını başka şekilde ispatlanması mümkün olmayan bir durumda almalı.
  3. Kişi delili korumak için almalı.
  4. Kişi ses kaydını delil için kullanmalı.
  5. Kişi, hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle davranmamalı.
  6. Kişi, ses kaydını çoğaltmamalı veya üçüncü kişilerle paylaşmamalı.  

 

Ses Kaydının İncelemesi Nasıl Yapılır?

Mahkemeye delil olarak sunulan kaydı öncelikle, yetkili kurumlar (Adli Tıp Kurumu) veya uzmanlar (ses analistleri) inceler.  Bu incelemede yetkililer şu hususlar kontrol eder.

  • Kaydın üzerinde herhangi bir düzenleme olup olmadığı
  • Kaydın kesilip kesilmediği
  • Kaydın iddia edilen kişiye ait olup olmadığı

Ayrıca, yetkililer anlaşılır olmayan sesleri iyileştirir ve konuşmaları rapora yazar.

 

Ses Kaydında Değişiklik Yapılması Durumunda Ne Olur?

Delillerin hukuka uygun şekilde elde edilmesi ve değerlendirilmesi yargılamanın temel ilkelerinden biridir. Bu sebeple; kanun koyucu, delil elde etme ve değerlendirme aşamalarında bazı sınırlamalar getirmiştir:

  • Delil elde etme yasakları, hukuka aykırı şekilde elde edilen delillerin mahkemede kullanılmasını engeller.
  • Delil değerlendirme yasakları, hukuka uygun şekilde elde edilmiş olsa bile bazı delillerin dikkate alınmamasını öngörür.

Alınan kayıt hukuka uygun olsa bile; kayıtta değişiklik yapılması durumunda, delil elde etme yasağı söz konusu olur ve bu delil kullanılamaz.

 

Sonuç

Sonuç olarak, ses kaydının delil olarak kullanılabilmesi hususunda şu çıkarımlar yapılabilir

1. Kişilerin izinsiz alına ses kaydının hukuka uygun olabilmesi için, hukuka uygunluk şartlarının olayda bulunması gerekir. Aksi halde elde edilen delil hukuka aykırı olacaktır.
2. Ses kaydı izinli bir şekilde alındığında; hukuka uygun yollarla elde edilmiş olacağı için, delil olarak kullanılabilir.
3. Herhangi bir değişiklik yapılmadan, ses kaydının mahkemeye sunulması gerekir.

 

Ses Kaydının Delil Olarak Kullanılması ile İlgili Yargıtay Kararları

 

Ses Kaydının Hukuka Uygun Delil Olması Hakkında Yargıtay Kararı

4. Ceza Dairesi 2019/7632 E., 2021/29568 K. sayılı kararı;

“… Mahkemece, katılan tarafından ibraz edilen ses kaydı, yasak delil olduğu gerekçesiyle, kabul edilmemiş ise de, kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir suçla ilgili olarak, bir daha kanıt elde etme ve yetkili makamlara başvurma imkanının olmadığı ani gelişen durumlarda karşı tarafla yaptığı konuşmaları kayda alması halinin hukuka uygun olduğunun kabulünün zorunlu olduğu ve somut olayda, sanığın katılana karşı telefonda şantaj niteliğinde sözler söylediği sırada bu eyleme yönelik başkaca kanıt elde etmesine imkan bulunmaması nedeniyle konuşmayı cep telefonuna kaydeden katılanın eyleminin ve oluşan ses kaydının hukuka aykırılık oluşturmadığı, bu itibarla kaydın kanıt olarak kullanılabileceği…” şeklindedir.

 

4. Ceza Dairesi, 2020/21558 E., 2022/4776 K. sayılı kararı;

“…Mahkemece, katılan tarafından ibraz edilen ses kaydı, sanığın bilgisi ve rızası dışında yasal olmayan yollardan kaydedildiği gerekçesiyle, yasal delil olarak kabul edilmemiş ise de, Dairemizce de benimsenen Yargıtay CGK’nın 21/05/2013 tarih, 2012/1270 esas, 2013/248 karar sayılı kararı ve Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir suçla ilgili olarak, bir daha kanıt elde etme ve yetkili makamlara başvurma imkanının olmadığı, ani gelişen durumlarda karşı tarafla yaptığı konuşmaları kayda alması halinin hukuka uygun olduğunun kabulünün zorunlu olduğu ve somut olayda sanığın katılana karşı telefonda hakaret ve tehdit içeren sözler söylediği sırada hakaret ve tehdit eylemlerine yönelik başkaca delil elde etmesine imkan bulunmaması, suça tahrik ve planlama ile kayıt yapmamış olması nedeniyle ses kaydının hukuka aykırı delil olmaması ve delil değerlendirme kapsamında kalması karşısında, bahse konu ses kaydının delil değerlendirme kapsamına alınarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi yerine hatalı delil değerlendirmesi ve gerekçe ile beraat kararları verilmesi, Kanuna aykırı, katılan … vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN BOZULMASINA…” şeklindedir.

 

Ses Kaydı ile Haberleşmenin Gizliliğini İhlali Suçu Hakkında Yargıtay Kararı

12. Ceza Dairesi, 2019/13510 E., 2022/3895 K. sayılı kararı;

“… Ses kayıtlarının çözümüne ilişkin bilirkişi raporuna ve dosya kapsamına göre, sanığın, katılanla telefonda görüştüğü esnada kaydettiği ve aralarında mevcut olan hukuki uyuşmazlıkla ilgili konuşmalar, … iddianamede, kendisiyle yapılan haberleşmelerin içeriğini üçüncü kişi ya da kişilerle paylaştığı ve/veya çoğaltarak dağıttığına ilişkin hakkında bir iddia bulunmayan sanığın, katılanın dolandırıcılık suçunu işlediğine ve kendisinin de bu suçun mağduru olduğuna ilişkin iddialarını ispatlama ve kaybolma olasılığı bulunan delillerin muhafazasını sağlama amacını taşıyan eylemlerinde hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle davranmadığı da nazara alındığında, TCK’nın 132. maddesindeki haberleşmenin gizliliğini ihlal, … suçlarının yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle sanık hakkında beraat kararı verilmesine dair yerel mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.” şeklindedir.

 

Ses Kaydı ile Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu Hakkında Yargıtay Kararı

12. Ceza Dairesi, 2018/4869 E., 2018/11060 K. sayılı kararı;

“… mağdur …’ın, sanık …’ya yönelik şantaj, tehdit ve sanık …’nın müstehcen görüntülerini ifşa etmek suretiyle de özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarını işlediği gerekçesine dayalı olarak mağdur hakkında anılan suçlardan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve şikayete konu ses kaydı dikkate alınarak, mağdurun, telefonla görüşmekte olduğu sanığa söylediği, “Seni vuracağım. Herkesi yakacağım.” biçimindeki sözleri nedeniyle tehdit suçunun da sübut bulduğu kanaatine varıldığı anlaşılmış olup, anılan ilam ve dosya kapsamındaki diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde; şikayete konu ses kaydını, üçüncü kişi ya da kişilerle paylaştığı ve/veya çoğaltarak dağıttığına ilişkin hakkında bir iddia ileri sürülmeyen sanık …’nın, haksız bir saldırı altında ve başkaca şekilde ispatlanması mümkün olmayan bir hal içerisinde iken, kaybolma olasılığı bulunan delilin muhafazasını sağlayıp, mağdur … ile olan arkadaşlık ilişkisini bitirdikten sonra mağdurun kendisini tehdit ettiğine dair iddialarını ispatlama amacını taşıyan eyleminde, hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle davrandığı kabul edilemeyeceğinden, sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan dolayı beraat kararı verilmesine ilişkin yerel mahkemenin kabulünde dosya kapsamına göre bir isabetsizlik görülmemiştir.” şeklindedir.

 

Ses Kaydında Değişiklik Yapılması Hakkında Yargıtay Kararı

Ceza Genel Kurulu, 2012/1238 E., 2014/430 K. sayılı kararı;

“…  aramanın herhangi bir karara dayanmadan yapılması, ses veya görüntülerin montajlanması delil elde etme yasağına; … CMK’nun 135/6. maddesinde sayılanlar dışındaki bir suçun soruşturma ve kovuşturulmasında kullanılamaması ise delil değerlendirilmesi yasaklarına örnek olarak gösterilebilir.” şeklindedir.

 

Stj. Av. Ozan Sancar

İlgili Makaleler:

Ceza Hukuku

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Kararı

Kasten Yaralama Suçu

Nitelikli Dolandırıcılık Suçu

Cinsel Taciz Suçu ve Cezası

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ByLock Kararı

Anayasa Mahkemesi Basit Yargılama Usulü İptal Kararı

Uluslararası Ceza Hukuku Açısından İsrail-Filistin Savaşı

Meşru Savunma ve Zorunluluk Hali

Uzlaşma Sonrası Tazminat Davası Açılamaması İptal Kararı

Tefecilik Suçu ve Cezası

Etkin Soruşturma ve Yaşam Hakkı

HAGB Uygulamasını İptal Eden AYM Kararı

Örgüt Üyesi Olmaksızın Örgüt Adına Suç İşleme: İptal Kararı

Hücre Kararı: AİHM İlerde ve Diğerleri/Türkiye Kararı

İnternet Yayını Yasaklarına İlişkin AYM İptal Kararı

Gözaltı ve Gözaltından Doğan Hususlar

Yakalama ve Yakalamadan Doğan Hususlar

Tag :

Sosyal Medyada Paylaş

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Eklenenler