Ceza Hukuku

Ceza Hukukunun Kapsamı

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ve diğer özel kanunlarda düzenlenmiş suçlara ilişkin soruşturma, yargılama ve cezaların infazına ilişkin tüm süreçler ceza hukuku alanına girmektedir.

 

Adli Soruşturma Süreci

Ceza hukukunda ilk olarak Cumhuriyet Savcılığı tarafından adli soruşturma yürütülür. Yapılan soruşturma süreci sonunda yeterli delil elde edildiği kanaatine varılırsa şüpheli hakkında kamu davası açılır.

Ceza soruşturmalarını yürüten Cumhuriyet Savcısı isnat edilen suçlamaya ilişkin şüphelinin aleyhine olan delillerle birlikte lehine olacak delilleri de toplamakla görevlidir. Ancak çoğu zaman şüphelinin lehine olan delilleri toplamadığı veya eksik topladığı durumlarla karşılaşılabilmektedir.
Ceza soruşturmalarında şüphelinin lehine olacak delillerin toplanarak soruşturma dosyasına eklenmesi son derece önemlidir. Bunun için hakkında soruşturma yürütülen kişiler ceza avukatı yardımına ihtiyaç duymaktadır.

Ceza avukatı müvekkili hakkında yürütülen soruşturma aşamasında aleyhe olan delillerin hukuka uygun delil olup olmadığını araştıracak, müvekkilin lehine olacak delillerin toplanması için savcılık makamından taleplerde bulunacaktır.
Şüphelilerin soruşturma aşamasında çok sayıda hakkı bulunmaktadır. Bu haklardan en önemlisi de ceza avukatı tarafından alabileceği hukuki yardımdır.
Soruşturma aşamasında şüphelilerin gözaltına alınması, adli kontrol tedbirlerinin uygulanması veya tutuklanması gibi durumlarla karşılaşılabilmektedir. Bu süreçlerde ceza avukatı gözaltı durumunda müvekkiliyle görüşecek, gözaltı kararının ortadan kaldırılması için Sulh Ceza Hakimliğine itiraz edebilecektir. Yine adli kontrol ve tutukluluk hallerinde Sulh Ceza Hakimliğinde yapılacak sorguda müvekkilinin yanında bulunarak tutukluluk için gerekli şartların oluşmadığından bahisle savunma yapacaktır.

Ceza hukukunun en temel ilkelerinden biri olan masumiyet karinesine göre herkes hakkında mahkeme tarafından kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü olmadıkça masum sayılır. Dolayısıyla henüz yargılama yapılmadan şüphelinin suçlu ilan edilmesi hukukun en temel ilkelerine aykırıdır.

 

Tutuklama Kararı

Tutuklama, kanunda sayılan özel sebeplerin varlığı halinde ölçülü ve orantılı olacak şekilde uygulanabilecek geçici bir tedbirdir. Yani tutuklama kararı cezalandırma maksadıyla yapılamaz. Dolayısıyla cezalandırma aracı olarak değerlendirilebilecek uzun tutukluluk hallerinde şüpheliler mutlaka ceza avukatı tarafından savunulmalıdır.

 

Soruşturma Sonucunda Verilecek Kararlar

Cumhuriyet Savcısı yapmış olduğu soruşturma sonucunda şüpheli hakkında yeterli şüphenin oluştuğuna karar verirse iddianame düzenleyerek şüpheli hakkında kamu davası açar. Yapılan soruşturma neticesinde yeterli şüphenin oluşmadığı kanaati oluşursa bu durumda takipsizlik kararı yani Kovuşturmaya Yer olmadığı Kararı (KYOK) verilir.

 

Yargılama Aşaması

Savcılık tarafından düzenlenen iddianame Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildikten sonra artık yargılama yani kovuşturma aşaması başlar ve sanık hakkında uygulanan tutuklama ve adli kontrol gibi kararları dosyaya bakan mahkeme verir.

 

Ağır Ceza Mahkemesinde Görülen Davalar

Adam öldürme, yağma (gasp), taksirle ölüme sebep olma, uyuşturucu ticareti, rüşvet, irtikap, terör örgütüne üye olma, adam öldürmeye teşebbüs, resmi belgede sahtecilik gibi suçlarla birlikte cezanın üst sınırı 10 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlar ağır ceza mahkemesinde görülür.

Ağır ceza mahkemesinde görülen suçlarda sanıkların mutlaka ağır ceza avukatı tarafından savunulması gerekmektedir. Ağır ceza avukatı sanığın üzerine atılı suçu işlemediğini, suç işleme kastının olmadığını veya yapılan eylemin daha az cezayı gerektiren bir suç oluşturduğunu savunabilir. Yine etkin pişmanlık, akıl hastalığı gibi şahsi cezasızlık hallerinin bulunduğunu savunabilir.

Ağır ceza avukatı sanık tutuklu bulunuyorsa cezaevine giderek görüşmeler yapar ve isnat edilen suça ilişkin sanığın bilgisine başvurur.

 

Tutukluluk Kararına İtiraz

Ağır ceza avukatı tutuklu olarak yargılanan sanığın tutukluluk şartlarının devam etmediği gerekçesiyle müvekkilinin tahliye edilmesi için mahkemeye başvurur.

 

Yargılama Sonucunda Verilecek Kararlar

Yargılama sonucunda ceza mahkemesi aşağıda sayılan durumlarda beraat kararı verir.

  1. Sanığın yaptığı eylem kanunda suç olarak gösterilmemişse
  2. Sanığın atılı suçu işlemediği tespit edilirse,
  3. Sanığın atılı suçu işlediği tam olarak ispat edilemediyse,
  4. Meydana gelen olayda sanığın kastı ve taksiri bulunmuyorsa
  5. Hukuka uygunluk sebebi varsa
 

Yine yargılama sonucunda etkin pişmanlık gibi hallerde mahkeme ceza verilmesine yer olmadığı kararı verebilir. Ceza verilmesine yer olmadığı kararı terör örgütüne üye olma ve uyuşturucu madde ticareti suçlarında daha çok karşılaşılmaktadır.

Sonuç ceza miktarı 2 yıl ve daha az cezayı gerektiriyorsa mahkeme şartları varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı (HAGB kararı) da verebilir.

 

Ceza Davalarında Verdiğimiz Hizmetler

Yılmaz & Çolak Hukuk Bürosu olarak ceza avukatı kadromuzla müvekkillerimize Ceza Hukuku alanında aşağıda sayılan hizmetleri sunmaktayız.

  • Soruşturma ve yargılama aşamalarında sanık avukatlığı·        
  • Tutuklama kararına itiraz edilmesi
  • Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kararına karşı itiraz edilmesi
  • Müşteki vekilliği
  • İlk derece mahkemesi tarafından verilen kararlara karşı istinaf başvurusu
  • Yargıtay temyiz başvurusu

İnfaz Hukukunun Kapsamı

İnfaz Hukuku, Ceza Mahkemeleri tarafından verilen kesinleşmiş mahkumiyet kararlarından ceza ve güvenlik tedbirlerine ilişkin yaptırım ve tedbirlerin yerine getirilmesinde uygulanması gereken kanun, usul ve kurallardan oluşan hukuk dalıdır.

Ceza mahkemelerince verilen mahkumiyet kararları, infaz edilemiyorsa toplum açısından hiçbir anlam ve önemi olmaz, mahkumiyet kararlarının infazı yapılacağına dair toplumda şüphe olmamalıdır.

 

İnfaz Hukukunun Amacı

5275 sayılı CGTİHK’ de, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen amaçlar;

  1. Genel ve özel önlemeyi sağlamak,
  2. Bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek,
  3. Toplumu suça karşı korumak,
  4. Hükümlünün yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek,
  5. Üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı,
  6. Sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak” olarak ifade edilmektedir. (CGTİHK m.3)
 

Görüldüğü üzere kanunun, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenen amaçlarını iki başlık altında toplamak mümkündür: Önleme amacı ve Yeniden topluma kazandırma (topluma kazandırma – resosyalizasyon) amacı.

 

Ceza İnfaz Kurumları

Ceza infaz kurumları 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirleri Hakkında Kanunda sayılmıştır:

  • Kapalı Ceza İnfaz Kurumları
  • Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumları
  • Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumları
  • Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumları
  • Çocuk Kapalı Ceza İnfaz Kurumları
  • Gözlem ve Açık Ceza İnfaz Kurumları
  • Islah Evleri (Çocuk Eğitim Evleri) Ceza İnfaz Kurumları
 

Müebbet hapis cezasına hükümlü olanlardan, koşullu salıverilme süresinin üçte ikisini, süreli hapis cezasına hükümlülerden toplam cezalarının üçte birini, üçüncü fıkrada belirtilen hükümlülerden geriye kalan toplam cezalarının üçte birini bu kurumlarda geçirerek iyi hâl gösterenlerin, tutum ve kişiliklerine uygun diğer ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine karar verilebilir. (5275 Sayılı Kanun Madde 9)

18 yaşını bitirmiş 21 yaşını doldurmamış ve çocuklar için ayrı kapalı ceza infaz kurumları mevcuttur. Ancak bu kurumların kurulmadığı yerlerde, fiziki gelişimlerine, cinsiyetlerine göre yetişkin erkek ve kadınların bulunduğu ceza infaz kurumlarına gönderilirler.(5275 Sayılı Kanun Madde 11 ve 12)

 

Koşullu Salıverme

Koşullu salıverilme, hükümlülerin ceza infaz kurumunda cezalarının yasa da belirtilen oranlarda iyi halli olarak geçirdikleri takdirde, belirli yükümlülükler ve koşullar dahilinde kalan cezalarının kurum dışında çekmeleridir.

5275 sayılı Kanun’un 107/2. maddesi uyarınca; Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar 30 yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar 24 yılını, diğer süreli hapis cezalarına mahkûm edilmiş olanlar cezalarının yarısını infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler. Kural olarak hapis cezasının 1/2 ‘si infaz kurumunda geçirilmektedir. Ancak bütün suçlar için infaz oranı 1/2 olmayıp 2/3 ve 3/4 şeklinde istisnai olarak uygulanan infaz oranları da vardır.

 

Aşağıda sayılan suçların hapis cezasının 2/3’ü infaz kurumlarında çekildikten sonra koşullu salıverilmeden yararlanırlar:

  1. Kasten öldürme suçlarından (madde 81, 82 ve 83) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar,
  2. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan (madde 87, fıkra iki, bent d) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar,
  3. İşkence suçundan (madde 94 ve 95) ve eziyet suçundan (madde 96) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar,
  4. Cinsel saldırı (madde 102, ikinci fıkra hariç), reşit olmayanla cinsel ilişki (madde 104, ikinci ve üçüncü fıkra hariç) ve cinsel taciz (madde 105) suçlarından süreli hapis cezasına mahkûm olanlar,
  5. Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan (madde 102, 103, 104 ve 105) hapis cezasına mahkûm olan çocuklar,
  6. Özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlardan (madde 132, 133, 134, 135, 136, 137 ve 138) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar,
  7. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan (madde 188) hapis cezasına mahkûm olan çocuklar,
  8. Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk suçlarından (madde 326 ilâ 339) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar,
    cezalarının üçte ikisini infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler.
 

Ayrıca suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkûm olan çocuklar ile Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkûm olanlar hakkında koşullu salıverilme oranı üçte iki olarak uygulanır.

 

Aşağıda sayılan suçların hapis cezasının 3/4’ü infaz kurumlarında çekildikten sonra koşullu salıverilmeden yararlanırlar:

  1. Cinsel saldırı suçu (TCK m.102/2)
  2. Cinsel istismar suçu (TCK m.103)
  3. Reşit olmayanla cinsel ilişki suçu (TCK m.104/2-3)
  4. Uyuşturucu madde ticareti suçu (TCK m.188)
  5. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlar.

Denetimli Serbestlik

Hükümlü cezasını sosyal hayat içinde infaza imkan sağlamasına denetimli serbestlik denilir. Bu yasa hükümlünün sosyal ilişkilerini, ailesi ile iletişimini devam ettirebilmesi amacı taşımaktadır. Hükümlü bu şekilde koşullu salıverilmesine belli bir süre kalınca tahliye edilir ancak yine de denetim altında tutulur.

Denetimli serbestlikten faydalanabilecek kişiler, 5275 sayılı Kanun m.105/A uyarınca iyi halli hükümlülerin talepte bulunarak, koşullu salıverilmesi için gereken 1 yıl veya daha az süreyi denetimli serbestlik tedbiri kapsamında infaz edebilmektedir. Aşağıdaki suçlardan hükümlü olan şahıslar 671 sayılı KHK hükümlerinden yararlanamıyor:

  1. Kasten adam öldürme
  2. Alt ya da üst soya ait, eş, kardeş gibi kendini savunamayacak kişilere karşı kasten yaralama
  3. Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar
  4. Özel hayata ve özel hayatın gizliliğine karşı işlenen suçlar
  5. Uyuşturucu ya da uyarıcı madde ticareti ya da imal edilmesi
  6. Devletin güvenliğine karşı işlenen suçlar
  7. Anayasal düzene, milli savunmaya, devlet sıralarına karşı işlenen uçlar
  8. Terörle mücadele kanunu kapsamına giren suçlar
  9. Örgütlü suçlar, koşullu salıverilme hakkı geri alınan hükümlüler
  10. Tazminatlar ve borçlar ödenmediğinde bankacılık zimmet suçları
  11. Cezaevinde disiplin cezası alan ve cezası disiplin kurulunca kaldırılmayanlar
  12. Taahhüdü ihlal suçu işleyenler
 

Denetimli serbestlik süresinde hükümlü infaz kurumunda olmasa bile süre boyunca hükümlü denetimli serbestlik bürosunun denetimi, takibi ve gözetimi altındadır.

Hükümlünün iyi halli olmasına karar verecek olan kurum Ceza İnfaz Kurumu tarafından kurulan İdare ve Gözlem Kuruludur. Hükümlünün disiplin cezasının bulunmayışı hükümlünün iyi hali hakkında karine oluşturacaktır.

 

Ceza İnfaz, Yatar Hesaplanması

İnfaz hesaplaması yapılırken;

  • Suç tarihi 01.06.2005 ile 01.07.2016 tarihleri arasında olduğu durumlarda: 671 sayılı KHK hükümleri devreye girer. Bu durumda alınan hapis cezasının ½’sini yattıktan sonra koşullu salıverilme hükümlerinden faydalanılabilir. Koşullu salıverilme tarihinden 2 yıl önce denetimli serbestlikten yararlanılabilir.
  • 01. 07. 2016 sonrasındaki durumlarda: 5275 sayılı kanunun 105/A maddesine göre kesilen hapis cezasının 2/3’ünü yattıktan sonra denetimli serbestlikten faydalanılabilir. Salıverilme tarihinden 1 yıl önce koşullu salıverilmeden faydalanılabilir.
  • 30.03.2020 öncesi işlenen suçlarda (bazı suçlar hariç) kişinin cezaevinde geçireceği süre hapis cezasının 1/2’sidir. Denetimli serbestlik süresi 3 yıldır
  • 30.03.2020 sonrası işlenen suçlarda kişinin cezaevinde geçireceği süre hapis cezasının 1/2’sidir. Denetimli serbestlik süresi 1 yıldır.

Sorularınız ve Bilgi Almak İçin Bize Ulaşabilirsiniz.

Karabük Avukat, Karabük Ceza Davaları, Karabük Hukuk Davaları, Karabük İş Davaları, Karabük Boşanma Davaları, Karabük Tazminat Davaları